20 Ağustos 2013 Salı

milena

kimse yerinde olmak istemezdi milena'nın, inanın bana.
anlamak kolay olmamalıydı milena seni. 'haklısın, onu seviyorum, ama f., seni de seviyorum' diyorsun milena
sen hiç mi düşünmüyorsun?

10 Haziran 2013 Pazartesi

şubat 21 mi ? aklıma gelince hemen yatmışım.

resmen şubatı yaşıyorum. üzerimde bir durgunluk, sersem bir mutluluk.
güzel gülenin derdi unutturma olayını sesindeki gülüş sayesinde yaşatan insanlar var !
biliyüm az önce gördüm.
ne de çok özlenmişler meğerse onlar.
zamana bırakmak cidden de en iyi imiş .
ayrıca meğerse " maç bitmeye yakınken sahaya inen holigan gibi az şey bilip çok şey hisseden bir insan olarak çok yanlış yaklaştım sana ama sen çok yalan söyledin bana " tam da bu durumu açıklayan şey değilse, bu ruh halini açıklayan başka bir şey yok.

28 Mayıs 2013 Salı

preziler preziler ( passive forms)

ne yaptım ben

ruh halimin son derece mikemmel olduğu şu günlerde ruh halimi anlatacak tek şarkının kusmak üzereyim olması da çok normal .
ama arada eğlenmiyor da değiliz böyle. ay çöreği ile filan böyle bir darlanma bi emaaan bi çılgınlıklar filan .

düşününce insan gitmek istiyor da gitmek o kadar kolay değil aslında, bağlanıyor insan ister istemez. sonra da ne yapacağını bilmez bir şekilde devam ediyor hayatı. buralar şubat bana şu sıra.

23 Mayıs 2013 Perşembe

olaylar olaylar

   Baharı yaşamadan yaza geçen insanlar olarak sıcaklıkla birlikte bunalımın kollarına atlamamak için kendimizi zor tutuyoruz.
   Eğlencenin bir kolundan diğer koluna atlamak varken bizler burada ödevlerin birinden diğerine koşuyoruz.
   Bu koşuşturma sırasında bir nebze nefes almamıza yardımcı olan tek şey IZU Fest oldu. Fest filan deyince öyle kırk gece kırk gün beklemeyin bizde iki gün sadece.Lakin iki gün olmasını okulun öğrenci sayısından ve de dolayısıyla katılımcı sayısından dolayı makul buluyorum.
  Şenliğin ilk gününde dans gösterileri ikinci gününde ise konser vardı.Muhtemeldir ki konserin en fazla kendinden geçen grubu kendilerine "tarikat" diyen hukuk bir öğrencileriydi. Maşallah hiç yerlerinde durmadan hoplayıp zıpladılar.
   ELT öğrencileri olarak bizler sakinliğimizi koruduk tabiki bayan N hariç. En çok o eğlendi, hep o eğlendi, bir tek o eğlendi. Bir ara Bayan B ve Bayan N'nin kayboluşu Oci, Ayçöreği ve ben arasında korku konusu oldu lakin geldiklerinde yine hopladık zıpladık.

9 Mayıs 2013 Perşembe

kanımı dondurun, devam edin.

"Bugun bir kez daha anladim ki bu ülkede kadin olmak cok zor. Okuldan Konak metroya kadar bizim otobusu takip eden ve daha sonra ısrarla gözetlemeye devam eden, dibimize kadar gelip gitmeyen insanlar hakkinda sikayetci olmak istedigimde "sadece takip mi etti emaaan ya" moduna giren polislerle karsilastim. Sesimi cikarmam icin sanirim ya tecavuz etmeliydiler ya da yaralamalari ya da oldurmeleri gerekirdi, "hos o durumda da bir halt yapmazlardi" diyip hic sesini cikarmadan devam eden insanlar oldugu surece boyle de devam eder zaten bu."
Yaşadığım olayı arkadaşlarıma özet olarak bu şekilde anlattığımda genelinin tepkisi hatta tepkisizliği korkuttu beni.Olaylara o kadar duyarsız, o kadar "ha bu mu ya" şeklinde yaklaşılması beni üzdü. Bizler ki bu ülkenin okuyan genç vatandaşlarıyız bu şekilde " yaaa zaten bir şey yapmaz polis, o zaman hiçbir şekilde ses çıkarmanın anlamı yok" tavrı takınmamalıyız. Zaten olaylar bizlerin herşey karşısında sessiz kalması sonucu bu hale geliyorken bizlerin biraz daha bilinçli ve de duyarlı olması gerekiyor .

az biraz güzel şeyler dinleyin de

 
 

7 Mayıs 2013 Salı

bitmiyor yahu

günler geçmiyor ki bir günümü daha okul binasını görmeden bitireyim.
yok olmaz öyle olsa gözüme uyku girmez benim, illa okula gidip biraz roman tepinip eve öyle döncem.
yorgunluktan mütevellit bir anlayışsızlık bir geçinememezlik de doğmadı değil.

buralarda tam bir "i mean true love" havası var ama işte yok gibi de var gibi de bir bilinmezlerde.
beklemek kadar da can sıkıcısı yok lakin bekleyeceğiz belli.

2 Mayıs 2013 Perşembe

kaldı dört hafta

day 8

   
   dört haftanın kalışıyla bizde değişen hiçbir şey olmadı. herkes aynı ne yapacağını bilmez halde.
herkes " hocam bu olmuyo, nasıl yapcaz, ya kahretsin okulda diye açılmıyor bu, resim çıkmadı" halleri içinde. bir kısmımız pronuncation ödevinin ağırlığı altında ezilmiş, pes etmiş diğer kısım ise azimle ödevi bitireceğine olan inançlarını sürdürüyor.
bayan g. her zamanki gibi sorunlar yaşıyor bayan b.'ye "nasıl yapcaz" diyor tam şu anda. bayan b. ise " ne bileyim aga ben daha başlamadım" diyor bir bayana tezat ama kendine has bir tavırla.
zaten biz genel olarak öyle çok da çıt kırılmadık. öküz gibi devam ediyoruz hayatımıza yemekler filan ooo.
günler geçmekte bizlerse erimekteydik. zordu lakin bitmeliydi bu okul. havaların ısınmasıyla birlikte de "finaller başlasın, yeter ya 28ine kadar okul mu olur" demeler de başlamıştı.
bayan a. yoktu bugün neşemizden birşeyler eksik gibi hissediyoruz. özledik zira en son pazartesi gördük onu.
canımız sıkılıyor azizim.
he neden İngilizce yazmayacaktın da başlık İngilizce diyecek olursanız " karıştırma oraları" der giderim.

25 Nisan 2013 Perşembe

prezi filan da biliyoruz az biraz

<iframe src="http://prezi.com/embed/5qipo0ntwkw-/?bgcolor=ffffff&amp;lock_to_path=0&amp;autoplay=0&amp;autohide_ctrls=0&amp;features=undefined&amp;disabled_features=undefined" width="550" height="400" frameBorder="0"></iframe>

güzel gülen unutturdu derdimizi





          


38 yaşıma gelince bunların hiçbir anlamı olmayacak diyerek yaşıyorum da durun bakalım bi on yıl sonra yüzyüzeyken konuşacak mıyız ?
       Böyle bir günlük havaları böyle bir şeyler bir heves edip yemek tarifi yazanlar mı dersiniz, ders notu atanlar mı dersiniz ankara havası eşliğinde elt 1 olarak takılıyoruz. Öyle de sıkıcı öyle de bi uzun filan ama işte devamsızlık sorun abi o sorun ondan hep.
güzel gülen unutturdu derdimizi doğrudur lakin bize yine hasret oldu . oralar bahar belki de buralar değil henüz.